Tekil Mesaj gösterimi

Alt 24.08.2007, 18:28   #4 (permalink)
Ruhdaki_Parazit
Kurban Fan
 
Ruhdaki_Parazit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 08 2007
Yaş: 28
Mesajlar: 50

Sepetçiler Kasrı'ndaki manzara şuydu: Dumanlar yükselen bir odada, önünde rahlesi, başında takkesi ile bir adam, karşısında korkunç bir yüz ifadesiyle duran genç kadına bağırıyor: "Uhruc ya nâr-ı semum!" Bu söz üzerine kadından, hırıltılarla karışık sesler yükseliyor. "Stop" dendikten sonra başta yönetmen Hasan Karacadağ olmak üzere oyuncular, soruları cevaplamak üzere gazetecilerin karşısına geçiyor. Film, yaşanmış bir olaya dayanıyor. Canan-Volkan Karaca çifti, yeni evlerine taşındıktan sonra Canan'a tuhaf şeyler olmaya başlıyor. Başta anlam verilemeyen ve psikiyatrik tedaviyle çözülemeyen bu şeylerin sebebinin Semum olduğu anlaşılınca bir din âliminden yardım isteniyor. Yönetmen, senaryoyu yazarken Canan Hanım'ın, yaşadıklarını çok net hatırladığı için verdiği detaylı tariflerden yararlanmış. Elbette gereken yerlerde konunun uzmanlarına da başvurulmuş. Filmde Mikail hoca olarak izleyeceğimiz Cem Kurtoğlu da katılmış bu görüşmelere. "Cinci, üfürükçü hoca haberleriyle karıştırmayın." diyor. "Televizyonda program yaparken ben de uğraştım onlarla, yüzde doksan beşi de sahtekârdır. Ama benim oynadığım Mikail hoca ve kendisine fikir danıştığımız hocalar, gerçekten bilgili; Kur'an'ı, dinî ilimleri ve hatta kimi müspet ilimleri hatmetmiş insanlar. Böyle durumlarda ne yapıldığını ve nasıl dualar okunması gerektiğini anlattılar."
Karacadağ, Semum kavramı için Hicr Sûresi'ndeki tariften yola çıkmış. Ama bir yönetmen olarak perdeye yansıtacağı, kendi yorumu olacak. Tam karşılığı verilemese de Semum, cehennem ateşini ve cinlerin de yaratıldığı dumansız ateşi tarifte kullanılıyor. Karacadağ, araştırmaları sırasında aynı zamanda insanlardan önce yaratılmış, şeytan tabiatlı varlıklar için de bu ifadenin kullanıldığını görmüş. Cem Kurtoğlu'ndan duyduğumuz, "Uhruc ya nâr-ı Semum" ifadesinin de hasta bir sahabeye Hz. Muhammed tarafından söylendiğini aktarıyor.

Filmde elbette sadece Mikail hocanın Semum ile mücadelesi yok. Canan'ın işadamı kocası Volkan, her şeye mantık çerçevesinde bir açıklama istiyor, Canan'ın psikiyatrı da tek çözümün bilimsel yöntemler olacağında ısrarlı. Orta yolu bulmak, Volkan'ın arkadaşı Ali'ye düşüyor. Bir genetikçi olan Karacadağ, "Yapmak istediğim, bilimle dinin arasındaki o ayrılığın olmaması gerektiğini göstermek." diye konuşuyor. "Bilim, gözle görmediğine inanmaz, denir. Peki gözünle görsen inanacak mısın; onu soruyorum. Nedense bu, Türkiye'de var. Rusya'da üniversitede metafizik bölümü var; diploma veriyor."

Yönetmenin ilk filmi Dabbe de benzer niyetlerden hareket etmiş; ama farklı tepkiler almıştı. Karacadağ, tepkileri ikiye ayırdığını söylüyor: "Eleştirilerin yarısı haklıydı. Eksikler, yanlışlar, abartmalar vardı. Bir de ben o filmi Japonya'yı düşünüp yapmıştım. Ama iyi oldu, Türk seyircisinin bakışını öğrenmiş oldum. Eleştirilerin diğer yarısıysa tamamen filmdeki dinî motiflereydi. Dini kullanıp para kazanmaya çalışmakla suçlayanlar oldu. Aynı kişiler The Exorcist için bunu söylemiyor ama! Ondan fazla Hıristiyanlık propagandası yapan film var mı? Hem de kilise destek verdi o filme. Ama tabii benim filmimin başka eksiklikleri olduğu için kalkıp bu noktada da savunmasını yapamadım. Ama Dabbe'de yaşananlardan ders çıkardım. Bundan sonra teknik ve sinemasal anlamdaki eleştirileri ciddiye alarak doğru bildiğim yoldan da sapmadan kendimi geliştirmeye çalışacağım."

Burak Hakkı, Ayça İnci, Cem Kurtoğlu, Levent Sülün, Sefa Zengin, Bahtiyar Engin, Yıldırım Öcek, Hakan Meriçliler ve Nazlı Ceren Argon'un rol aldığı filmde, Semum adı verilen yaratığı da üç boyutlu animasyon şeklinde göreceğiz. Ağırlıklı olarak Canan Karaca'nın tarifleriyle şekillenen Semum'u, "Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu" filminin de görsel efektlerini yapan ekip tasarlıyor. Semum, aralık sonunda gösterime girecek.

Ya ben umutluyum bu sefer
  Alıntı ile Cevapla