 |  | |  |
07.01.2007, 00:07
|
#1 (permalink)
| | Moderator
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 17 Mesajlar: 624 | Şebnem 12 Nisan 1972'de Yalova'da doğdu. Evin en küçük çocuğuydu ve ona hep ya tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakılıyordu çünkü ailesine gösteriler yapıp onları güldürmeye bayılıyordu. 5 yaşına geldiğinde en büyük hayali keman dersleri almaktı ama uygun bir öğretmen bulamadıklarından babası ona küçük bir keyboard aldı ve Şebnem de duyduğu her melodiyi çalmaya çalışarak kendi kendini eğitmeye başladı. İlkokul dönemlerinde ise Yalova'da ne kadar müzikal etkinlik ve kurs varsa hemen hepsine katıldı.Sabahları okuluna gidip; öğleden sonraları önlüğünü bile çıkarmadan sokaklarda oynayarak ilköğrenimini tamamladı ve kolej sınavlarına girip Bursa Koleji'nde yatılı öğrenci oldu...
Artık daha disiplinli bir hayatla karşı karşıyaydı ve okulu sosyal faaliyetler açısından pek zengin değildi. Bu yüzden derslerinin dışında zamanını paylaşacağı iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı ve işte o yıllarda müzik Şebnem'in hayatında hobi olmaktan çıkıp vazgeçilmez oldu.
Önce okulunun müzik grubunda sonra da çeşitli gruplarda solistlik yapmaya başladı. ''Gitar da çalabilsem keşke...'' deyip gitar dersleri almaya başladı. Çok hızlı öğreniyor ve öğrendiklerine yenilerini katmak için sevdiği şarkıların gitarlarını çalmaya çalışıyordu... Derken kendi grubunu kurmaya karar verdi. Bu grupta şarkı söyleyecek ve gitar çalacaktı. Fikirlerini, yakın hissettiği ve müzikle ilgilenen bazı arkadaşlarıyla paylaştı. İşte bir çok müzik dinleyicisinin hatırlayacağı Volvox böylece kurulmuş oldu... O dönemlerde kendi yaşındaki kız arkadaşlarının çoğu; ruj,oje gibi şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. O ise gitar, gitar amfisi, kablo, distortion pedalı gibi şeylerle haşır neşirdi...
Şebnem o zamana kadar derslerinden hep yüksek notlar alırdı fakat birden bire eskiden 7, 8, 9, 10 aldığı derslerden; 0, 1, 2, gibi notlar almaya başladı. Okul idaresi; ailesini okula çağırıp çocuklarının müzik çalışmalarını derhal bırakması gerektiğini söylediler. Neyse ki Şebnem'in anne ve babası çocuklarının toparlanacağına inandıklarını söyleyerek; müziği Şebnem'in hayatından çıkarmak yerine kararı kendisine bıraktılar.
Şebnem, özel bir okulda okuduğunun bilincindeydi. Üniversite sınavları da yaklaşıyordu ve ailesini üzmek ya da hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. ''Ben nasıl olsa bir şekilde müziğime devam ederim!'' deyip kendini üniversite sınavı sendromunun içine attı. Matematiği seviyordu; işletme, ekonomi gibi bölümlerin kendine uygun olduğuna inanıp tercihini bu yönde kullandı.
ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ-EKONOMİ BÖLÜMÜ'ne girdiğinde okulunu çok sevdi. Ama Volvox'taki bütün arkadaşları İstanbul'daydı ve bu yüzden biraz buruktu... Olsundu... Sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde de her gün sevdiği bir albümü dinleyip gitarlarını ve vokallerini etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve geriye ders çalışacak zaman kalmıyordu. Şebnem ODTÜ'deki ilk yılını gayet iyi bir ortalamayla bitirdi. İkinci yıl başladığında ise okulunun müzik çalışmalarına engel olduğu düşüncesine kapıldı! Tüm zamanını müzikle geçirmek istiyordu. Ama ne yapacaktı? Okulu mu bırakacaktı???
Bunları düşündüğü zaman keyfi kaçıyordu, bu yüzden okuldaki ikinci yıl daha zor geçiyordu... Derken bir gece kararını verdi: İstanbul'a gidecek,arkadaşlarıyla bir araya gelip müzik yapacaktı. Karar verebildiği için içi rahattı ama ufak bir problem vardı. Şebnem'in annesi ve babası müzik çalışmalarına o güne dek hiç ses çıkarmamışlar hatta destek olmuşlardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ama anlayışlı olduğu kadar otoriter de olan babasına bu durumu nasıl anlatacaktı? ''Babacım ben ODTÜ’yü bırakıp İstanbul'a yerleşmek istiyorum. Gitar çalıp şarkı söyleyeceğim. Ne olacağı belli olmaz, hiçbir garantiden sözedemem...'' mi diyecekti??? Ne de olsa her anne, baba çocuğunun geleceğini garanti altına almak isterdi ve bunlar kulağa pek de sağlam gelmiyordu.
Aynı hafta sonu Şebnem düşüncelerini ailesi ile paylaştı. Tahmin ettiği gibi annesi konuya daha ılımlı yaklaştı. Şimdi babasının ağzından çıkan kelimeleri bekliyordu. Hoş... Bir kez kararını vermişti...
Şebnem'in babası o kadar değerli ve tatlı bir babaydı ki ;''insan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur...'' deyip kızına belki hayatı boyunca alacağı en kıymetli dersi verdi...
Şebnem hiç vakit kaybetmeden valizlerini toplayıp İstanbul'a geldi. Volvox'la çeşitli rock barlarda çalmaya başladılar. Kendine bir ev tuttu. Hem müzik yapıyordu; hem de kendi ayakları üzerinde duruyordu; çoook mutluydu. Bazen haftada 5 gece çalıyorlardı ama hiç sıkılmıyordu; ta ki kendi şarkılarını söylemek isteyene kadar...
Çocuk denebilecek yaşlarda kurulan Volvox'un her bir elemanı hayatına yön vermek durumundaydı çünkü aradan uzun zaman geçmiş; tercihleri, öncelikleri değişmişti. Bazıları müziğe devam etti; bazıları ise hayatlarında yeni sayfalar açtılar... Böylece her elemanı için inanılmaz bir tecrübe ve adeta okul olan Volvox dönemi kapanmış oldu..
İşte bundan sonra Şebnem evine kapanıp yazmakta olduğu şarkıları tamamladı ve ilk albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN; müzikal açıdan bir çok ilki bünyesinde barındırıyordu. Albüm kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sahne performansı açısından zaten tecrübeli sayılabilecek Şebnem, bu başarısını albüm konserleriyle daha da büyüttü.
Sonraları; yeni şarkılar yapmaya başladı. Bu şarkılar Şebnem'in çıkaracağı ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerinin içeriğini oluşturacak; Şebnem popüler olmak için çabalamak yerine ilk albümünde tanışıp ilişki kurduğu dinleyici kitlesiyle büyümeyi deneyecekti. Bu tavrı zaman içinde Şebnem'in kendi kitlesini oluşturmasında etkili oldu. Sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyici kitlesinin beklentilerini karşılamaya çalışırken bir diğer taraftan da bunun kendi özgürlük alanını daraltmaması için uğraşıyordu, çünkü hep içinden geleni yapmak istiyordu ve bunun tüm olası sonuçlarıyla yüzleşmeye de hazırdı. Şebnem'in ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör ARİF MARDİN'in bile dikkatini çekecek; bu gibi şeyler de Şebnem'e hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyor, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.
Çok yakından takip edenler bileceklerdir; hayat Şebnem'e son yıllarda ailevi açıdan arka arkaya ağır tecrübeler de yaşattı. O da biraz yorgun olduğunu farkedip herşeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı, biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.
Zaman geçti... Yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla birlikte kaydetti. Albümün adını KELİMELER YETSE... koydu. Artık daha sağlam, daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu... Tutku dolu, değer veren...
__________________ My life style determines my death style | |
| |  |  | |  |
07.01.2007, 00:10
|
#2 (permalink)
| | Moderator
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 17 Mesajlar: 624 | VOLVOX GRUBU
1988 yılında Şebnem Ferah tarafından kurulmuş,tamamı kızlardan oluşan Bursa'lı bir hard rock grubu. grupta Şebnem Ferah'ın yanısıra Duygu Karpuz,Ebru Bank,Gül Ağırca,Buket Doran,ve 1992 yılında gruba dahil olan Özlem Tekin boy gösterdi. Şebnem Ferah - Elektro Gitar ve vokal, Duygu Karpuz - Gitar, Ebru Bank(Eroğlu) - Bass, Gül Ağırca - Davul, Özlem Tekin - Klavye ve geri vokaldeydi.
Ebru Bank Gruptan Ayrılınca Yerine Buket Doran geçti. Buket Grupta Bass Gitar Çalıp Geri Vokal Yapıyordu.
Şebnem Ferah - ODTÜ EKONOMİ, Ebru Bank - BOĞAZİÇİ İNGİLİZ DİLİ VE EDEBIYATI, Gül Ağırca - MARMARA GÜZEL SANATLAR ENDÜSTRİ TASARIMI, Özlem Tekin - MİMAR SİNAN DEVLET KONSERVATUARI MÜZİKOLOJİ BÖLÜMÜNDE okumuşlar. Yani abuk sabuk değil kültürlü müzisyenler.
Duygu, Ebru ve Şebnem Bursa Kolejinde tanışmışlar, Gül Ağırca ile de Bursa'da tanışmışlar. 1988 yılında kurduğu grubuyla önce yadırganan sonra konser teklifleri alan Şebnem Ferah, Sedat Yıldırım Sarıcan'ın da katkılarıyla düzenlenen 1989 yılındaki "Bursa 1.ci Rock Station ünleri"nde kardeş grup "PeNTaGRaM" la aynı sahneyi paylaştı. (Şebnem solo çalışmalarında ilk iki albümünde Pentagram elemanlarıyla çalışmıştır.)
"VoLVoX" Bursa'da Tayyare Sinemasında konser verdi. Şebnem Ferah o zamanın en iyi grubu sayılan Bursalı "BANDAJ" grubuna vokal yaptı ama sadece konserde. Bursa'da bir takım konserler verdikten sonra ilk İstanbul konserlerini "28 NİSAN 1991" SAAT 14:00'De "PeNTaGRaM"la birlikte Pangaltı İnci Sinemasında verdiler. Biletler 20000 TL'dı. Boğaziçi Üniversitesinde, Odtü Festivalinde,Bilsak Rock Cafede,İzmir Clup 33 de unutulmaz konserler verdiler. 1992 yılında Duygu Karpuz'un gruptan ayrılmasıyla klavye ve geri vokal olarak Özlem Tekin "VoLVoX" semalarında yerini aldı. Özlem Tekin'in sahne tecrübesi olmasına karşın diğerlerinin sahne tecrübeleri yoktu. çünkü o zamana kadar sadece konser vermişlerdi. Bunun üzerine ilk sahne tecrübelerini Bedri Baykam'ın açtığı "DADAİST" barda gerçekleştirdiler. Sonra "SİS" ardından da "KEMANCI" geldi. "SİS" ve "KEMANCI" grubun okulu haline gelmişti. Bu iki mekan onlara müzik adına pek çok şey öğretti. Önceleri kızlardan oluştuğu için yadırganan "VoLVoX" sonradan "KEMANCI" ve "SİS" barın vazgeçilmez simaları haline geldi.
Şimdi Şebnem Ferah'ın müzik arşivinin en güzel yerinde "VoLVoX"un demosu duruyor. Daha sonra Ebru Bank gruptan ayrıldı onun yerine Buket Doran(bass) geçti. Fakat albümün çıkartılamaması ile başlayan ve gruptan ayrılmaların devam etmesi sonucunda Ebru Bank'tan sonra Özlem Tekin'de gruptan ayrıldı. 1994 yılında "VoLVoX" dağıldı.
"VoLVoX" dağıldı ama onlar müziği bırakmadı. Özlem Tekin dört adet solo albüm çıkardı. Ebru Bank "VoLVoX"tan ayrılınca Cenk Eroğlu ile evlendi,Cenk'le birlikte Mirkelam'ın "Her Gece" ve Tüzmen'in "Son Rüya" adlı kliplerinde rol aldı. Şimdilerde Boğaziçi Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve bir de kızı var. Ebru Bank gruptan ayrılınca onun yerine bass gitara Buket Doran geçmişti. Buket hala Şebnem'in gerçek kadrosunda yer alıyor ve menajerliğini yapmakta. Gül Ağırca ise bir ara "Indians" grubunda perküsyon çalıyordu. O da Şebnem'e konserlerinde perküsyon çalarak eşlik ediyor. Duygu Karpuz ise "VoLVoX"tan ayrıldıktan sonra pek gündeme gelmemiş.
"VoLVoX" dağılsa bile dostlukları hep kalıcı. Müzik bu insanları birbirine kenetlemiş. Onlar kavga etmek yerine dost olmayı,beraber birşeyler paylaşmayı tercih etmişler. Onları bir arada tutan şey sadece "VoLVoX" değil birbirlerine duydukları temiz kalplerindeki aziz Sevgileriydi..
Kim Ne Derse Desin VoLVoX zamanında ilk ve tek unutulmayacak bir gruptu ve bizler sizin gibi kendini iyiye ve başarıya endekslemiş gerçek müzisyenlerle gurur duyuyoruz.
__________________ My life style determines my death style | |
| |  |
07.01.2007, 16:48
|
#3 (permalink)
| | Kurban Fan
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 18 Mesajlar: 218 | Şebnem Ferah bence Türkiyenin Rock Tanrıcası
__________________ [spoiler]İmdAt[/spoiler] ArAnıyor
Tüm [spoiler]yenilgilerimi[/spoiler] topladım.[spoiler]Ölüm[/spoiler] boy gösteriyor artık... | |
| |
07.01.2007, 16:50
|
#4 (permalink)
| | Moderator
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 17 Mesajlar: 624 | O benim prensesim yaaaaa türkiyede onun üstüne tanımam abii
__________________ My life style determines my death style | |
| |
10.01.2007, 15:17
|
#5 (permalink)
| | Moderator
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 18 Mesajlar: 576 | rock muzıge kadın sesı gercekten yakısıyor.... | |
| |
10.01.2007, 17:30
|
#6 (permalink)
| | Moderator
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 18 Mesajlar: 487 | en iii kadın vokall şebommm hayatım o benmmm yaaa
__________________ Eskiden hersey daha kolaydı. 4 işlem için yeterdi abaküs. Şimdi herkes bir dik kenar. Herkes olmus hipotenüs.  | |
| |
10.01.2007, 20:17
|
#7 (permalink)
| | Moderator
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 17 Mesajlar: 624 | hayır benm o o benm şebom 
__________________ My life style determines my death style | |
| |
10.01.2007, 20:20
|
#8 (permalink)
| | Kurban Fan
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 20 Mesajlar: 74 | Türkiye'nin en iyi sesi..Gerçekten çok seviyorum Sesiyle,sözleriyle,çığlıklarıyla hastayım ona.İyi ki Şebnem ferah var.
__________________ <span style="font-family:Comic Sans MS">Döne Döne Durmadan Sende Bir Garip Oldun Sarhoş Musun Dünya!!!</span> | |
| |
11.01.2007, 18:51
|
#9 (permalink)
| | Moderator
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Yaş: 18 Mesajlar: 487 | <div class='quotetop'>QUOTE(RoCK @ 10 1 2007, 19:17) [snapback]963[/snapback]</div> Alıntı:
hayır benm o o benm şebom [/b]
| hayır serkan o benm şebomm tamam mı 
__________________ Eskiden hersey daha kolaydı. 4 işlem için yeterdi abaküs. Şimdi herkes bir dik kenar. Herkes olmus hipotenüs.  | |
| |  | |  |
11.01.2007, 19:10
|
#10 (permalink)
| | Kurban Fan
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Mesajlar: 40 | sevmedim,sevemedim,nedensizdir nefretim..
__________________ en çok senin yanında üşürdüm, sen beni her zaman üşütürdün de haddimi aştığım zamanlarda, sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda, yani en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme... çok toydum dayanamazdım, buz kesilirdim ve son bir vuruşla paramparça etmeyi de ihmal etmezdin o buz kütlesini her seferinde!
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını..
suya benzerdin musluktan damlardın mesela ben uykuya dalmadan hemen önce uykumu ***mek için...
yada durup dururken bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan, bana armağan ederdin
hiçbi şey yapmasan ayakkabımın içine girerdin,
tam da evden yeni çıkmışken ben...
sen basbayağı suya benzerdin, ne zaman kötü hissetsen kötü hissettirmek için yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle... tabi ki ben olurdum yokuşun altında ve her zaman hazırdı savunman; yokuş yukarı nasıl akacaktın??
ve tabi ki gövdemi parçalardın, sen benim gövdemi parçalardın da yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını...
sen suya benzerdin ya sensiz olmazdı, olduğu kadar da olmazdı, yani ben bir hiç kimseydim
ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını...
sırf ayaklarına batmasın diye... | |
| |  | |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | | | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| You may not post new threads You may not post replies You may not post attachments You may not edit your posts HTML-KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları GMT +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:14 . | Bütün Zaman Ayarları GMT +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:14 . | | |  |  | | |  |