Tekil Mesaj gösterimi

Alt 02.05.2007, 08:57   #2 (permalink)
Tuzluk
Kurban Fan
 
Tuzluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 04 2007
Mesajlar: 125

Devamı:
Ne zaman bir araya geldiniz?
1997’de ilk beraber çalmaya başladık. Ondan önce barlarda iki grup halinde çalıyorduk. Ben ikisinde de çalıyordum. Dedik ki bunları kenetleyelim birbirine. Deniz’in çok fazla bestesi vardı. Dedik bunları değerlendirelim Roxy’nin yarışması yaklaşıyor. Outside ismiyle katıldık İlk sene derece olmadı. Ama bizim için bir araya gelmek adına bahane oldu. Biz grubu kurduk O sene içinde bir takım değişiklikler, gelişmeler oldu. “Yalan”, “Kurban” ve “Karatoprak” o sene çıktı yarışmaya onlarla katıldık. 3. olduk ardından yarışmayla tamamen bağlantısız olarak İskender Paydaş’la, Şebnem Ferah aracılığıyla bağlantı kurduk. Ve çalışmaya başladık. 2000 yılında Umut (gitarist) gruptan ayrıldı, Amerika’ya taşındı. Herhangi bir tartışma gerginlik yok hala gelir ki şu anda burada ve görüşüyoruz. Özgür geldi onun yerine 2000 Ağustos’ta. O günden beri de değişiklik olmadı.
Kurban’ı tanısın tanımasın “Yalan” herkesin bildiği bir şarkıydı. Bir daha öyle bir şarkı yaptığınızı düşünüyor musunuz?
Yalan’dan biz biraz sıkıldık. Seviyoruz çok da güzel şarkı ama onun verdiği ruh halinden biraz sıkıldık. Onunla anılmaktan da biraz sıkıldık çünkü üzerinden çok fazla şey yaptık. Özellikle yeni albümü baştan sona dinlediğiniz zaman verdiği hissiyatı genel olarak fark etmişsinizdir diğerlerine göre biraz daha depresif o yönü tercih ettik. Kurban’ın ilk albümünde de A yüzü “Yalan” tarzı şarkılarla doluydu B yüzü biraz daha ağırdı ciddiydi bir şeyler anlatmak istiyorduk orda. Biz B yüzünü seçtik. Kurban’ın her zaman var öyle bir tarafı çok eğlenceli ve çok karanlık olabilecek bir tarafı var. O çıktı ortaya bunun da sebebi yaşantımız.
Aşka inanıyor musunuz aşk diye bir şey var mı?
Aşk diye bir şey yok tutku diye bir şey var.
Yalan’ın üstünden ne değişti yani? (Yalan dostum aşk diye bir şey yok aşk dediğin üç günlük eğlence, bilemedin beş gün sürsün kapılıpta sürünen çok…)
Yalan’ın üstünden ne değişti diye sorarsanız kadınlar adına benim kafamda çok şey değişti.
Ne değişti, şarkıya inanarak mı söylüyorsunuz yoksa şarkıyı yaptık bir kere her zaman söyleriz ruh haliyle mi?
Aşk değil de tutku var ve onun bir süresi var ve o süre doluyor. Sonra alışkanlığa dönüşüp öyle devam ediyor. Benim için bu tutku süresi belki artık yok veya yok denecek kadar az öyle bir değişiklik oldu.
Bu ruh hali değişiklikleri müzik yapmayı etkiliyor mu?
Aslında Deniz adına biraz konuşmuş olacağım ama bence şarkı yazan kişinin çok mutlu olması iyi bir şey değil. Yaşadıklarından hissettiği için yazıyor böyle şeyleri. Deniz öyle yapıyor aldığı yaraları anlatıyor bence. Veya etrafında gördüğü insanların aldıkları yaralardan bahsediyor. Dertlerden sorunlardan bahsediyor. Albümün şarkı sözlerinde anlatmak istediği şey şiddetle, kibir. Etrafımızda yaşayan insanların birbirine karşı tutumları duyarsızlıkları çok üzerine konuşuldu gerçi bunun da ama hani hiç yok yere bir canın alınması. Bu tür şeyler bizi fazlasıyla rahatsız ediyor. İnsanların ikili yada dostluk ilişkisinde olsun birbirine karşı duyarsızlığı konuşanın karşısındakini dinlememesi. Benim en büyük dertlerimden biridir yani kendimde bile yaşıyorum. Mesela şu an mutluyum ben konuşuyorum siz dinliyorsunuz kaydediyor bir şekilde bir yere gidecek. Mesela çok yakın bir arkadaşımla konuşuyorum ve bana bakıyor ve beni dinlemediğini ben anlayabiliyorum aklı başka bir yerde belki dertleri var ama o zaman konuşmayalım başka zaman konuşalım. İnsanlarda bir uzaklık var birbirine karşı. Bayağı bir asosyallik var, kendimi de katıyorum buna. Bu çok güzel bir şey değil biraz daha iç içe olmalıyız diye düşünüyorum.
Sizce insanlar neden bu şekilde kapandı?
Teknolojinin bunda büyük etkisi var. Yüzeysel yaşıyorlar her şeyi hiçbir şeyin derinine inmiyorlar. İnsanlar artık bilgisayarın başında oturdukları yerden çok büyük şeyleri değiştirebildiklerini zannediyorlar. Öyle gibi gözükse de orası hala sanal bunu unutmamak lazım. Gerçek ilişkiler birebir yaşanan ilişkilerdir. Yüz yüze insanlar paylaşmalı birbiriyle bazı şeyleri. Bir soğukluk var tam sebebini ben de bilemiyorum insanlar evlerine kapanmışlar. Belki o sokaktaki yabanilikten kaynaklanıyor.
Gerçi bunu da biraz anlatmıştık ama bu çıkan tatsızlıkların sebepsiz yere insanların canını almanın veya yakmanın arkasında başka büyük güçler var tabi. Bunlardan korkup sinmenin hayatı daha durdurduğunu düşünüyorum insan olarak. Hisler gidiyor çünkü robot gibi yaşıyoruz, kalkıyoruz tıraş oluyoruz kahvaltı ediyoruz işimizi yapıyoruz çok robotlaşmış durumda her şey. Herkes çok güvensiz birbirine karşı.
“İnsanlar” Albümü’nün sizin üzerinizde ne gibi etkileri oldu?
Bu albüm bizim için de bir olgunlaşma süreci oldu. Ki hala devam etmektedir bu bitmiş değil hiçbir zaman da bitmez. İşler çok ters gittiği zaman sebepsiz yere birbirimize çok kızdığımız oldu. Albümün çıkma süreci uzadı. Tatsızlıklar yaşadığımız, gerçekten anlamı yokken birbirimize bağırdığımız oldu. Sebepli de bağırdığımız oldu kavgalar ettik. Normalde yüz yüze konuşamadığımız şeyleri ama aslında çok ciddi sorun olabilecek bir şeyi konuşulması gereken bir şeyi artık çok rahat konuşabiliyoruz hemen o anda o dakikada çözüyoruz.
Bizi bayağı değiştiren bir albüm oldu. Özgür gruba dahil oldu daha fazla daha çok sesi çıkıyor hem konuşma anlamında fikir olarak hem gitar olarak olaya ağırlığını koydu. Bu da grubun daha grup hissetmesini sağladı. Hepimiz artık daha eşitiz ve daha güzeliz beraber. Büyü bozuluyor biri eksildiği zaman mesela şu anda ben burada yalnız olduğum için çok mutlu değilim aslında hepsinin neden gelemediğini biliyorum.
Bundan sonra önünüzün daha açık olduğunu düşünüyor musunuz? İşler daha kolay olacak mı albüm yaparken?
Aslında düşünmüyoruz
Neden? “Şeytanın bacağı kırılmıyor” mu?
Öyle bir şey olmuyor bizde o şeytanın bacağı hep var yani. Bu albümü yaparken bir şeyi daha öğrendik. Gerçi biliyorduk da sadece deneyerek gördük diyelim. Albümün beraber kaydedilmesi herkesin aynı anda çalması lazım. Yabancı çalışmalarda görüyoruz bunları zaten. Burada yeterli düzenek yok çok az yerde kurulabiliyor çok zor şartlarla kurulabiliyor ciddi maddi imkanlar gerekiyor. Bu yüzden kendimiz yaptık bu yüzden Deniz kaydetti albümü mikslemeye kalktı fakat misklerken 11 aydır işin içinde olmasının verdiği etkiyle artık müziği değil sesleri duymaya başladı ve olayın büyüsünden çıkmaya başladı. Kendi teslim etti görevi başka birine ve başka biri tamamladı.
Bundan sonraki bir çalışmada Deniz’in artık bu görevden kopmuş olması gerekiyor kendi de bunu söylüyor zaten. Başka gruplara her türlü yardımı yapar prodüktörlük kayıt olsun mix olsun ama Kurban’da kimliği gitarist ve şarkıcı hatta besteci olarak kalması uygun olduğunu kendisi de gördü bu sefer. Ancak şöyle bir durum var çalışmak istediğimiz ve grupça hem fikir olduğumuz bir kişi yok Türkiye’de.
Yurtdışından bulun mesela Replikas öyle yaptı…
Ama bizim kovaladığımız insanlar çok uç noktalarda. Onlara ulaşmamız çok zor o kafada birilerini yakalayabilmemiz gerekiyor bunu yapabilmemiz için.
Yeni albüm için önünüzü görüyor musunuz?
Şu an albüm değil de ufak ufak sinyallerini vermeye başladık yine EP gelecek önce “Sert” gibi ama akustik bir proje olacak. İlk albümden birkaç seçme şarkı olacak birkaç tane yine yeni şarkı olacak komple akustik bir set olacak bu. Hatta bunu kaydetmeye başladık biz çok önceden. Teker teker gidiyoruz hepsini bir anda kaydetmiyoruz da canımız isteyince çalıyoruz gibi düşünün daha iyi olsun diye.
Akustik proje ne ifade ediyor?
Biz normalde aşırı gürültülü çaldığımız için insanlar bizi o şekilde hiç görmediler. Bayağı değişik olacağını düşünüyorum bir de biz akustik yaptığımız zaman aynı şarkıyı sakinleştirip çalmıyoruz partisyonlar değişiyor. Yeni bir şarkı yapıyoruz ama tema aynı, bir yerden yakalıyor o şarkıyı biliyor oluyorsunuz bir yerden dinlerken. Ama yeni bir şarkı yapıyor gibi yapıyoruz. Cover’ları da öyle yapıyoruz zaten. O yüzden lezzetli bir çalışma olacağını düşünüyorum. Bizim için de farkı bir şey olacak çünkü değişik arayışlar içindeyiz bu albümde de farklı öyle bir durum var zaten Sert’te olmayan. Dinamiklerde bir oynama var mesela çok sert bir şarkı var ama çok sakin çok yumuşak bir yer de var. Şöyle bir çizgi çizdik bu sefer dinamiklerle oynamayı seviyoruz. Bu sefer düşük dinamikle daha akustik daha az ses çıkartarak ne kadar güzel bir şey yapabiliyoruz onu görmek göstermek için yapıyoruz bunu.
__________________
Unuttum dedim aslında
Doğrudur...

http://www.youtube.com/watch?v=ukN15usjDoM

Konu Tuzluk tarafından (02.05.2007 Saat 09:06 ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla