Geri git   Kurban Online - Kurban Fan Club > Diğer > Güncel Yaşam

Güncel Yaşam Hayata Dair Herşey

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Alt 04.10.2007, 18:59   #51 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder

4 EKİM

OLAYLAR

1535 - İncil'in tamamının İngilizce'ye ilk çevirisi İsviçre'de tamamlandı.
1675 - Hollandalı bilim adamı Christian Huygens cep saatinin patentini aldı.
1789 - Parisli kadınlar Versailles Sarayı'na yürüdü.
1851 - Paris Sağlık Konferansı.
1883 - İstanbul'u Paris'e bağlayan Orient Express ilk yolculuğuna çıktı.
1904 - Almanya ile Osmanlı Devleti arasında telgraf anlaşması imzalandı.
1905 - Orville Wright, uçakla 33 dakika havada kalarak, ilk uçan adam unvanını kazandı.
1910 - Şair Cahit Sıtkı Tarancı doğdu
1911 - İlk halk asansörü Londra'nın Earl's Court metro istasyonunda hizmete başladı.
1922 - Himaye-i Hayvanat Cemiyeti adıyla Türkiye'deki hayvanları koruma amacı güden ilk dernek kuruldu.
1923 - Türk Ortodoks Patrik Efrim, Kuvayı Milliye lehinde bildiri yayınladı.
1926 - Medeni Kanun yürürlüğe girdi.
1931 - T.C. Merkez Bankası kuruldu.
1931 - Chester Gould tarafından yaratılan Dick Tracy komedi filminin ilk gösterimi yapıldı.
1957 - Sovyetler Birliği'nin ilk yapay uydu Sputnik'i fırlatmasıyla ABD ile arasındaki uzay yarışı başladı.
1958 - İlk transatlantik jet servisi, Londra ve New York arasında seferlerine başladı.
1959 - Dünya Serbest Güreş Şampiyonası Tahran'da yapıldı. Türkiye 57 ve 62 kiloda madalya aldı ve takım halinde Dünya İkincisi oldu.
1959 - Sovyet uzay roketi Luna-3, Ayın görünmeyen yüzünün ilk fotoğraflarını çekti.
1965 - Küba lideri Fidel Castro, Che Guevara'nın emperyalizme karşı savaşmak için Küba'dan ayrıldığını açıkladı.
1968 - Ankara'da Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve İdari İlimler Fakültesinde boykot başladı.
1986 - Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na kişisel başvuru hakkını kabul etti.
1992 - Kuzey Irak'taki Kürt Parlamentosu Federe Kürt Devleti kurulduğunu açıkladı.
1993 - Rusya Federasyonu'nda Boris Yeltsin'e bağlı ordu birlikleri, komünistlerin kapatma kararına karşı direndiği parlamento binasını bastı. Moskova'da olağanüstü hal ilan edildi.
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:00   #52 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder

4 EKİM


DOĞUMLAR

1819 - Francesco Crispi, İtalyan devlet adamı (ö. 1901)
1895 - Buster Keaton, ABD'li sinema oyuncusu (ö. 1966)
1941 - Anne Rice, ABD'li yazar
1946 - Susan Sarandon, ABD'li sinema oyuncusu
1970 - Olga Kuzenkova, Rus çekiççi
1976 - Jess Molho, Türk oyuncu ve sunucu
1976 - Mauro Camoranesi, İtalyan futbolcu
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''

Konu spdrmn tarafından (05.10.2007 Saat 12:06 ) değiştirilmiştir..
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:01   #53 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder

4 EKİM


ÖLÜMLER

1669 - Rembrandt, Hollandalı ressam (d. 1606)
1818 - Josef Abel, Avusturyalı ressam (d. 1764)
1947 - Max Planck, Alman fizikçi (d. 1858)
1955 - Papagos, Yunan asker ve siyasetçi
1964 - Ahmet Tarık Tekçe, Türk sinema oyuncusu
1990 - Agop Arad, ressam ve gazeteci

Tatiller ve Özel Günler

Hayvanları Koruma Günü
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''

Konu spdrmn tarafından (05.10.2007 Saat 12:05 ) değiştirilmiştir..
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:02   #54 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder

Buster Keaton

Buster Keaton, (gerçek adı: Joseph Francis Keaton), (d. 4 Ekim 1895, Kansas – ö. 1 Şubat 1966).

Anne ve babası vodvil komedyenleriydi. Buster adı ise aile dostları ve iş arkadaşları Harry Houdini tarafından verilmişti. Daha üç yaşındayken, ailesiyle birlikte Üç Keaton adı altında gösterilere çıkıyordu. İlk kez 1917 yazında, beraber iki bobinlik on beş kısa film daha çekeceği komedyen-yönetmen Fattie Arbuckle'ın filmi The Butcher Boyda rol aldı. 1920 yılında askerden döndükten sonra ilk uzun metrajlı filmini çekti ve birden yıldız oldu. Bir yıl içinde, kendi yapım şirketinde kendi yazdığı, yönettiği ve oynadığı filmler çekiyordu. 1928'de MGM stüdyosuna geçmek zorunda kalınca filmlerinin ışıltısı kayboldu. 1932 yılında boşandı, alkolik oldu ve 1935'te bir kliniğe yatırıldı. 1952'de eski evinde sakladığı bazı filmleri bulununca yeniden hatırlandı ve filmlerine akademik bir ilgi gösterilmeye başlandı ve ardından kendisine özel bir Oscar ödülü verildi. 1966 yılında, yüzden fazla film çektikten sonra kanserden öldü. Hiçbir filminde değişmeyen ifadesiz yüzü ile Büyük Taştan Surat lakabını kazanmıştı.

1920 One Week
1922 The Playhouse
1923 Our Hospitality
1924 Sherlock Junior
1924 The Navigator
1925 Go West
1927 The General
1928 The Cameraman
1930 Free and Easy
1931 Parlor, Bedroom and Bath
1943 Forever and A Day
1950 In the Good Old Summertime / Yeni Sevdalılar
1950 Sunset Boulevard / Sunset Bulvarı
1952 Limelight / Sahne Işıkları
1953 It's A Mad, Mad, Mad World / Çılgın Dünya
1966 A Funny Thing Happened on the Way to the Forum / Aptallar Şehri
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:03   #55 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder



Anne Rice

Anne Rice, (doğum: 4 Ekim 1941) ABD'li yazar.

İlk adı Howard Allen O'Brien'dir. Katolik bir İrlanda asıllı ailenin ikinci kızı olarak dünyaya gelmiştir. Rice'ın eserleri goth akımında önemli etkiler yapmıştır. New Orleans, Louisiana'da doğan ve ömrünün büyük kısmını burada geçiren Rice'ın birçok hikayesi de bu bölgede geçer. Anne Rice, Avrupa'da çeşitli üniversitelerde vampire literature studies şeklinde kürsüler kurulmasına sebebiyet vermiştir.Kitaplarının başlıca konuları vampirler, mumyalar ve cadılardır.Yazılarında sado-mazoşist öğeler de bulunur. Anne Rice'ın çocukken aile içi şiddet ve ensest tecavüze mağdur kaldığı, 40'lı yaşlarında obez olduğu ve 6 yıl kadar izini kaybettirdiğine dair pek çok dedikodu ortaya çıkmıştır. Bunların çoğunun yazarın fanatikleri tarafından uydurulduğu düşünülmektedir. Anne Rice'ın konu ile ilgili açıklama yapmaması da pek çok soru işareti oluşturmuştur.

Vampir Günceleri (The Vampire Chronicles) adlı fantastik romanlar dizisiyle ünlenmiştir.

İnterview with the vampire (1976)
The feast of all saints (1979)
Cry to heaven(1982)
The claiming of sleeping beauty (1983)
Beauty's punishment (1984)
The vampire lestat (1985)
Exit to eden (1985)
Beauty's release (1985)
Belinda (1986)
The queen of the damned (1988)
The mummy (1989)
The witching hour (1990)
The tale of the body thief (1992)
Lasher (1993)
Taltos (1994)
Memnoch the devil (1995)
Servant of the bones (1996)
Violin (1997)
Pandora (1998)
Armand (1998)
Vittorio the vampire (1999)
Merrick (2000)
Blood and gold (2001)
The master of rampling gate (2002)
Blackwood farm (2002)
Blood canticle (2003)
ayrıca The queen of the damned kitabına film uyarlamasıda yapılmıştır.
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:04   #56 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder



1981: Genie: En iyi aktris, Atlantic City
1982: Venice Film Festival - En iyi aktris, Tempest
1991: National Board of Review - En iyi aktris, Thelma & Louise
1991: London Film Critics Circle - Yılın kadın oyuncusu, Thelma & Louise ve White Palace
1995: Screen Actors Guild - Başarılı performans, Dead Man Walking
1995: Akademi Ödülü - En iyi kadın oyuncu: Dead Man Walking

Elizabethtown (2005)
Whale in Montana, A (2005)
Romance & Cigarettes (2005)
Alfie (2004)
Noel (2004)
Shall We Dance? (2004)
Moonlight Mile (2002)
Banger Sisters, The (2002)
Igby Goes Down (2002)
Goodnight Moon (2001) (seslendirme)
Cats & Dogs (2001) (seslendirme)
Rugrats in Paris: The Movie - Rugrats II (2000) (seslendirme)
Joe Gould's Secret (2000)
Anywhere But Here (1999)
Cradle Will Rock (1999)
Stepmom (1998)
Illuminata (1998)
Twilight (1998)
Need to Know, The (1997) (seslendirme)
James and the Giant Peach (1996) (seslendirme)
Dead Man Walking (1995)
Safe Passage (1994)
Little Women (1994)
Client, The (1994)
Lorenzo's Oil (1992)
Bob Roberts (1992)
Light Sleeper (1992)
Thelma & Louise (1991)
White Palace (1990)
Dry White Season, A (1989)
January Man (1989)
Sweet Hearts Dance (1988)
Bull Durham (1988)
Witches of Eastwick, The (1987)

Compromising Positions (1985)
Buddy System, The (1984)
Hunger, The (1983)
Tempest (1982)
Loving Couples (1980)
Atlantic City (1980)
Something Short of Paradise (1979)
King of the Gypsies (1978)
Last of the Cowboys, The (1978)
Pretty Baby (1978)
Other Side of Midnight, The (1977)
Checkered Flag or Crash (1977)
Dragonfly (1976)
Great Waldo Pepper, The (1975)
Rocky Horror Picture Show, The (1975)
Front Page, The (1974)
Lovin' Molly (1974)
Mortadella, La (1971)
Fleur bleue (1971)
Joe (1970)
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:05   #57 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder

Jess Molho

Jess Molho (d. 4 Ekim 1976, İstanbul) Türk oyuncu ve sunucu Işık Lisesi'nden sonra Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü'nü bitirmiş, Yeditepe Üniversitesi Radyo Televizyon bölümünde de Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra ve TV dünyasına atılmıştır. Sihirli Annem, Çocuklar Duymasın, Dadı, Çarli İş Başında adlı dizilerde rol almış, Oryantal Star'ın da sunuculuğunu üstlenmiştir. Ayrıca iki senedir Yemek Bahane programının sunuculuğunu üslenmektedir. Son olarak Star TV'de yayınlanan Ünlüler Sirki adlı yarışma programında da trapez üzerinde gösteri yapmak üzere yarışmacı olarak bulunmaktadır. Babası İtalyan kendisi ise çifte vatandaştır. Ünlüler sirkindeki başarısından dolayı da çok sevilen Jess Molho bu programla kariyerinin dönüm noktasını yaşamıştır.
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:06   #58 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder



Rembrandt

Rembrandt Harmenszoon van Rijn (15 Temmuz 1606 – 4 Ekim 1669), Hollandalı ressam ve baskı ustası. Avrupa ve Hollanda sanat tarihinin en önemli ressamlarından biridir. Hollanda'nın ticaret, bilim ve sanatta atılım yaptığı "Hollanda Altın Çağı"nda yaşamıştır. "Işığın ve gölgelerin ressamı" olarak da anılır.

Cornelia ve Harmen Gerritsz'in oğlu olarak Leiden, Hollanda'da dünyaya gelmiştir. Bir değirmenci olan babası varlıklıydı, annesi ise bir fırıncının kızıydı[1]. Leiden Üniversitesi'nde okuyan Rembrandt, ressam Jacob van Swannenburg'un takdirini kazanmış ve 1621'de onun öğrencisi olmuştur[2]1624 yılında kısa bir süreliğine de olsa Pieter Lastman'ın yanında Amsterdam'da çıraklık yapmış, 1625'de ise Leiden'de, arkadaşı ve meslektaşı Jan Lievens ile paylaştığı stüdyosunu kurmuştur. 1627'de öğrenci kabul etmeye başlamıştır ki bunlarında arasında Gerrit Dou da bulunur. 1629'da matematikçi Christiaan Huygens'in babası, devlet adamı ve şair Constantijn Huygens tarafından keşfedilmesi ona fayda sağlamıştır; bu bağlantısının bir sonucu olarak Prens Frederik Hendrik 1646'ya kadar Rembdrandt'an tablo satın almayadevam etmiştir. 1630'da babası ölen Rembdrandt, üç yıl sonra Amsterdam'da Hendrick van Uylenburg'un evini kiralamıştır ki bu adamın kuzeni olan Saskia van Uylenburgh ile de sadece bir yıl sonra 1634'de evlenmiştir[3]. Çiftin 1635 doğumlu Rombertus ve 1638 doğumlu Cornelia adlarındaki çocuklarının daha bir yaşına basamadan ölmesinin ardından 1640 yılında doğan ve yine Cornelia olarak adlandırdıkları üçüncü çocukları da birkaç haftalıkken ölmüştür[1]. Aynı yıl Rembrandt'ın annesi de vefat etti. Daha sonra 1641 yılında doğan Titus isimli erkek çocukları yaşa da, doğum sonrası zorlukların da etkisiyle, Rembrandt'ın eşi Saskia 1642 yılında vefat etmiş ve Oude Kerk'e gömülmüştür[4]. Geertje Dircx eve Titus'a bakması için alınmış, Rembrandt ile 1649'da kötü sonla biten bir ilişki yaşamıştır. 1640'ların sonuna doğru Rembrandt, 1647'de evine kâhya olarak giren Hendrickje Stoffels ile bir ilişkiye başladı ki evli bir çift gibi yaşayan çiftin 1654 yılında adını Cornelia koydukları bir kızları oldu. Günahkâr olduğu iddiasıyla Stoffels kiliseden aforoz edilse de çift ilişkilerini sürdürmüşlerdir[5].

1656 yılında Rembrandt'ın iflâs ettiği ilan edilmiştir ve bunun sonucu olarak birçok eseri ve antika koleksiyonu açık arttırmaya çıkmış, evi dahil bütün mal varlığı da borçlarını kapatmak için satılmıştır[1][6]. 1660 yılında Hendrickje, Titus ile birlikte iş kurmuş, Rembrandt'ı da işe almış böylece onu alacaklılarından korumuştur. Bundan üç yıl sonra, 1663'de vefat eden Hendrickje Stoffels Westerkerk'e gömülmüştür[7]. Bu ölümü beş yıl sonra, 1668'de Titus'un ölümü takip etmiştir. Kısa bir süre sonra, 4 Ekim 1669'da da Rembrandt vefat etmiştir. Amsterdam'da vefat eden Rembrandt 8 Ekim'de, Westerkerk'te bilinmeyen bir mezara gömülmüştür[1].

Lazarus'un Yükselişi (1630)
Dr. Nicolaes Tulp'un Anatomi Dersi (1632)
Meditasyondaki Filozof (1632)
Belşassar'ın Ziyafeti (1635)
Danaë (1636)
Gece Devriyesi (1640-42)
Susanna ve Yaşlılar (1647)
Değirmen (1650)
Batşeba Kral Davud'un Mektubuyla (1654)
Açık Kapıda Duran Kadın (1656-57)
Yakup'un Melekle Savaşı (1659)
Aziz Petrus'un İnkârı (1660)
Yahudi Gelini (1664)
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 04.10.2007, 19:07   #59 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder



Max Planck

Max Karl Ernst Ludwig Planck (23 Nisan 1858, Kiel - 4 Ekim 1947, Göttingen), Alman fizikçi. 1918 Nobel Fizik Ödülü sahibi.

"Kuantum Kuramı"nı geliştirmiştir. Termodinamik yasaları üzerine çalıştı. Kendi adıyla bilinen "Planck sabiti"ni ve "Planck ışınım yasası"nı buldu. Ortaya attığı kuantum kuramı, o güne değin bilinen fizik yasaları içinde devrimsel ve çığır açıcı nitelikteydi.

Almanya'nın Kiel şehrinde entelektüel bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Kiel Üniversitesi'nde hukuk profesörüydü. Orta öğrenimini Münih'te Max Millian Lisesi'nde tamamlayan Planck, bilime gönül vermiş bir öğretmenin etkisinde fiziğe özel bir ilgiyle bağlandı; bir yandan da ailesinin sağladığı olanakla piyano dersleri aldı.

Fizik öğrenimi için üniversiteye başvurduğunda, dönemin büyük fizikçisi Hermann Helmholtz, "Fizik'te artık yapılacak fazla bir şey kalmamıştır; ilerlemeye açık başka bir bilim dalını seçsen daha iyi olur." demişti. Ama Max, çocukluk hayalinden kopmamaya kararlıydı. Üstelik, üniversite öğreniminde, Helmholtz ve Kirchhof gibi gerçekten seçkin profesörlerin öğrencisi olmanın kendisi için kaçırılmaz bir fırsat olduğunu biliyordu.

Münih ve Berlin üniversitelerinde öğrenimini sürdüren genç fizikçinin hidrojen çözülümüne ilişkin doktora tezi, tüm meslek yaşamındaki tek deneysel çalışması olarak kalacaktı. Asıl ilgi alanı matematiksel fizik olan Planck, olağanüstü yeteneğiyle kısa sürede meslek çevresinin dikkatini çeker; daha otuz yaşında iken Berlin Üniversitesi fizik kürsüsüne atanır.

Planck'ın uzmanlık alanı, termodinamik teori diye bilinen ısı bilimiydi. Işık radyasyonu üzerinde çalışırken Planck bir sorunla karşılaşır. Klasik fiziğin, "Enerjinin Eşit-bölünme Teoremi"ne göre kor halindeki bir cisimden salınan radyasyonun, hemen tümüyle, dalga uzunluğu olası en kısa dalgalardan ibaret olması gerekiyordu. Bu, küçük bir ısının bile son derece parlak bir ışık vermesi demekti. Öyle ki, vücut ısımızın bizi bir ampul gibi ısıtması beklenirdi. Radyasyon enerjisi sürekli bir akış olarak varsayıldığından, spektrumun kısa dalga (yüksek frekans) kesiminin alabildiğine geniş olması, hatta sınırsız uzaması gerekirdi.

Başka bir deyişle dalga uzunluğunun giderek kısalmasıyla enerjinin sonsuza doğru artması söz konusuydu. Fizikçiler bu beklentiyi "mor ötesi katastrof' diye niteliyorlardı. Oysa, deney sonuçları spektrumda çok değişik bir enerji dağılımı ortaya koymaktaydı. Bir kez deney, hiçbir maddenin, ne denli akkor haline getirilirse getirilsin, sonsuz enerji salacağını kanıtlamıyordu. Sonra çıkan enerjinin büyük bir bölümünün orta dalga uzunluktaki kesimde olduğu görülüyordu.

Yerleşik kuram ile deney sonuçları arasındaki tutarsızlık gözden kaçmayacak kadar açıktı. Sorun deneysel verilere dayalı hesaplamalarda bir hatadan kaynaklanmıyor idiyse, yerleşik kuramın yetersizliği söz konusu olmalıydı.

Planck'ın yetkin örnek olarak aldığı kara-cisim üzerinde yürüttüğü kuramsal çalışması 1900'de yayımlanır. Çalışmanın dayandığı temel düşünce şuydu: Madde her biri kendine özgü titreşim frekansına sahip ve bu frekansla radyasyon salan vibratörlerden ibarettir. Gerçi bu düşüncenin yürürlükteki kurama ters düşen yanı yoktu: Ne var ki, Planck aynı zamanda vibratörlerin enerjiyi sürekli bir akıntı olarak değil, bir dizi kesik fışkırmalarla saldığı görüşünü de ileri sürmekteydi. Bu demekti ki, belli bir frekanstaki bir osilatörün saldığı veya aldığı enerji ancak tam birimler biçimde olabilir; birim kesirleriyle olamazdı. 1900 yılında Kuantum Fizigini keşfetmiştir. Planck'ın çözüm arayışında başvurduğu istatistiksel yöntemin de, inceleme konusu ilişkilerin sayılabilir olmasını gerektirmesi, radyasyon enerjisinin bireysel bölümlerden oluştuğu varsayımını kaçınılmaz kılıyordu.

Önerilen çözüm basitti: Gözlem sonuçlarıyla bağdaşmayan sürekli akış varsayımından vazgeçmek! Ne var ki, şimdi oldukça açık ve mantıksal görünen bu çözümün o dönemde hemen benimsenmesi bir yana, akla yakınlığı bile kolayca düşünülemezdi. Doğanın sürekliliği bir hipotez ya da sıradan bir varsayım olmanın ötesinde doğruluğu sorgulanmaz bir inançtı adeta! Newton mekaniği gibi Maxwell'in elektromanyetik teorisi de doğanın sürekliliğini içeriyordu.

Nitekim elektromanyetik teoriyi deneysel olarak doğrulayan Hertz, ışığın dalga teorisine değinerek bu teoriyle fiziğin değişik kollarının sağlam, tutarlı bir bütünlük kazandığını belirtmekten geri kalmaz.

Yerleşik bir kuramı sorgulamak kolay değildir gerçekten. Hele yeni bir kuram oluşturmak, üstün zeka ve hayal gücünün de ötesinde yüreklilik ister. Doğrusu, Planck'ın, getirdiği çözümle devrimsel bir gelişmeyi başlattığının farkında olduğu; dahası çözümünün, bağlı olduğu klasik fiziği sarsabileceğini öngördüğü söylenemez. Ama onun yadsınamaz yanı, karşılaştığı soruna gösterdiği olağanüstü duyarlılıktı.

Bir özelliği de özentisiz olmasıydı: Çözümüne deneysel verileri matematiksel olarak dile getiren masum bir formül gözüyle bakıyordu. Oysa, "kuvantum" dediği bir enerji paketi ile bir dalga frekansı arasındaki ilişkiyi belirleyen denklemi , bilimde yeni bir devrimin temel taşıydı [Denklemde E enerjiyi, ν radyasyon frekansını, h ise Planck sabiti denen sayıyı
() göstermektedir]. Buna göre, bir enerji kuvantumu, dalga frekansıyla Planck değişmezinin çarpımına eşittir (ışık hızı gibi doğanın temel değişmezlerinden sayılan h, herhangi bir radyasyon enerji miktarının dalga frekansına orantısını simgelemektedir).

Planck'ın önerdiği hipotez başlangıçta hiç değilse ışığın dalga teorisine doğrudan bir tehlike oluşturmuyordu, belki. Ama klasik fiziğin önemli bir ilkesi olan doğanın sürekliliği varsayımı sarsılmıştı. "Doğa asla sıçramaz" anlamına gelen eski Latince özdeyiş, Natura non facit saltus geçerliliğini sürdüremezdi artık!

Kaldı ki, çok geçmeden Einstein'in 1905'te ortaya koyduğu "Fotoelektrik etki" diye bilinen teorisiyle ışık da kuvantum teorisinin kapsamına girer. Böylece ısı, ışık, elektromanyetizma vb. radyasyon türlerinin tümünün kuvanta biçiminde verilip alındığı hipotezi doğrulanmış olur. Bu hipotez daha sonra Bohr, Schrödinger, Heisenberg vb. bilim adamlarının önemli katkılarıyla çağımız fiziğine egemen kuvantum mekaniğine dönüşür. Planck, istemeyerek de olsa bu büyük devrimin öncüsüydü.

Çağımızın ünlü fizikçisi Born, Planck'ın bilimsel kişiliğini kısaca şöyle belirtmişti: "Yaratılıştan tutucu bir kafa yapısına sahipti; "devrimsel" diyebileceğimiz hiçbir eğilim ve özentisi yoktu. Olguları aşan spekülasyonlardan da hoşlanmazdı. Ne var ki, salt deney verilerine olan saygısı nedeniyle, fiziği temelinden sarsan en devrimci düşünceyi ileri sürmekten de kendini alamadı."

Bu erdemli kişi, ne yazık ki, uzun yaşamını trajik bir kararla noktalamak zorunda bırakılır. Yedi çocuğundan yaşamda kalan tek oğlu 1944'te Hitler'e suikast suçlamasıyla yakalananlar arasındaydı. Nazi yöneticilerinin yaşlı Planck'a önerileri "basit" olduğu kadar korkunçtu: "Nazizme inanç ve bağlılık duyurusunu imzala, oğlun idamdan kurtulsun!" Planck, tek umudu olan oğlunun ölümü pahasına, yaşam anlayışına ters düşen duyuruyu imzalamaz!
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 05.10.2007, 12:06   #60 (permalink)
Moderator
 
spdrmn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 09 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 415
spdrmn - MSN üzeri Mesaj gönder

5 Ekim

olaylar

1864 - Hindistan'daki Kalküta şehrinde siklon: 60,000 ölü.
1892 - Dalton Biraderler öldürüldü.
1896 - Avusturya gazetesi Wiener Presse, Alman fizikçi Wilhelm Roentgen'in yeni bir radyasyon çeşidi (bugünkü bilinen adıyla x ray) bulduğunu açıkladı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.
1908 - Avusturya imparatorunun ilhak notasını imzalamasıyla Bosna-Hersek, Osmanlı toprağı olmaktan çıktı.
1911- İtalyan kuvvetleri Gelibolu'yu işgal etti.
1925- İlk Cumhuriyet Altını İstanbul Darphanesinde basıldı. İlk para Mustafa Kemal Paşa'ya gönderildi.
1926- İstanbul Boğazı'nda trenler için vapur seferleri başlatıldı.
1930 - Dünyanın en büyük hava gemisi R.101 havada patladı: 44 kişi öldü.
1931- Başbakan İsmet İnönü ile Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın Yunanistan'ı ziyaretleri sırasında, 1930 Türk-Yunan Dostluk Antlaşması yürürlüğe konuldu.
1934 - İspanya'da iç savaş başladı.
1947 - Atina'da yapılan Akdeniz Atletizm Yarışmaları'nda Türkiye birinci oldu.
1953 - Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'ne 40 oyla üye seçildi.
1962 - Beatles'ın ilk hit şarkısı Love me do piyasaya çıktı.
1970 - Enver Sedat, Mısır devlet başkanı oldu.
1979- İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, bir aşk skandalı sonucu hükümetten istifa etti.
1979- Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, Ankara'ya geldi; FKÖ temsilciliği açıldı.
1988 - Şili'de Pinochet rejimine karşı referandum yapıldı.
1989 - Dalai Lama, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1997- Altın Portakal Film Festivali sonuçlandı. En iyi film ödülünü, Ferzan Özpetek'in yönettiği Hamam filmi aldı.
2000 - Belgrad'da kitlesel gösteriler sonucu Slobodan Milošević Sırbistan başkanlığından istifa etmek zorunda kaldı.
"
__________________
Herkes bir gün soğuyacak bu fani gidici hayattan
bütün bedenler soğuyacaktır elbet yavaştan
kıyamet toplntısında ölecek haramilr telaştan
ne ev ne pul ne bir kul geride kalacak dünyadan..
''olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar''
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları GMT +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:23 .

Bütün Zaman Ayarları GMT +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:23 .

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.