Tekil Mesaj gösterimi

Alt 07.01.2007, 02:24   #1 (permalink)
bonjurkes
Tey Tey Tey
 
bonjurkes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 01 2007
Mesajlar: 366

TÜRKİYE'DE İNGİLİZCE SÖYLEMEK ANLAMSIZ

Ben çocukken Kurban Bayramlarında bizim evin bahçesinde kurban kesilirdi. O manzarayı görmemek için oradan kaçar giderdim. Derken büyüdük, kazık kadar olduk ve değil kaçmak; artık "Kurban"ı seviyorum. Etlerinin tadına bakmadım gerçi ama müzikleri bayağı lezzetli. Deniz Yılmaz, Umut Gökçen, Burak Gürpınar ve Kerem Tüzün'den oluşan ve 13 Haziran'daki Metallica Konseri'ne alt grup çıkma olasılıkları yüksek olan Kurban'la bir gün geçirmek de hayli eğlenceliymiş, onları tanımak da. Eh, ne diyeyim? Şu ablanız kurrrban olsun size!



Sizi bar çalışmalarınızda dinlemiş insanlar dışında, pek çok müziksever için yeni bir grupsunuz ve bu ilk çıkışınızı çok başarılı bir prodüksiyonla gerçekleştirdiniz. Nasıl oldu da birden tüm spot ışıkları sizin gibi genç insanlara çevrildi?


BURAK: Albümümüzdeki şarkılar aslında çok önceden hazırlanmıştı. Sözler ve müzikler Deniz'e, düzenlemeler de gruba ait. Aslında kimse bizi keşfetmedi. Beraber çalışmak istediğimiz insanı; yani İskender Paydaş'ı biz gidip bulduk. O'nun eskiden gerçekleştirdiği projeleri takip etmiştik ve aradığımız insanın kesinlikle o olduğunu biliyorduk.


UMUT: Türkiye'de yurtdışında olduğu gibi A&R denen insanlar da yok zaten. Yani mesleği, yeni ve başarılı müzisyenleri keşfetmek olan kişiler mevcut değil. Kendinize güveniyorsanız, kapıları siz zorluyorsunuz. Bizde böyle bir durum da olmadı. Çünkü bizim çalışabileceğimiz çok sayıda prodüktör ya da şirket yoktu. Ya İskender olacaktı ya da biz evlerimizde zevk için müzik üretmeye devam edecektik.



Daha önceleri İngilizce müzik yaparken, daha sonra yönünüzü Türkçeye çevirdiniz. Bu değişimin nedeni nedir?


UMUT: Müziğimizi en başta İngilizce yapıyorduk, çünkü dinlediğimiz müzik İngilizceydi. Ama Türkiye'de İngilizce bir albüm çıkarmak çok anlamsız olurdu. Deniz'in yazdığı 'Son Söz' ve 'Yalan' gibi parçalar hoşumuza gidince, biz de bu yolda devam etmeye karar verdik. Kulağa İngilizce gibi gelen bir Türkçe kullanmaktan özellikle kaçındık ve bunda da başarılı olduğumuza inanıyoruz.



Albüme genel olarak baktığımızda, bazı şarkı sözlerinde sert rock sound'uyla çelişecek şekilde fazla aşktan meşkten bahsediliyor gibi.


DENİZ: Aslında o sözlerin ironik, alaycı bir üslubu var.


UMUT: Bazı insanlara yumuşak gelen şeylere biz aslında alaycı bir tavırla bakıyoruz. Örneğin 'Yalaka' gibi eğlenceli şarkılarda bu yönümüz daha çok ortaya çıkıyor. Bir diğer şarkı ise daha çok içe dönük ve hüzünlü bir ruh halini yansıtıyor.



Türkiye'de artık klasik rock müziği kalıplarının dışında çok farklı müzikler yapan; sizin gibi genç gruplar var. Türk Rock müziğindeki bu yeni oluşum hakkında ne düşünüyorsunuz?


UMUT: Biz kendimizi belli bir kategorinin içinde ya da dışında görmüyoruz ama tabii ki insanlar dışarıdan baktığında grupları değişik yönleriyle benzeştirebilirler. Sanırım bu genç nüfusun fazlalığıyla alakalı bir şey. Genç nüfus artık yeni müzikler keşfetmek istiyor ve bunun yanı sıra, aralarından müzik yapmak isteyen yetenekli kişiler de çıkıyor.



Uzun süre barlarda çalmış müzisyenler olarak, bar çalışmalarınıza devam etmeyi düşünüyor musunuz?


BURAK: Düzenli bir bar çalışması şu an kesinlikle düşünmüyoruz. Çünkü barlarda çok çaldık ve bu albümü yaparken de amacımız zaten barlardan kaçmaktı.



Konser planlarınız ne durumda?


UMUT: Konserlerimizin tarihleri henüz belli değil, fakat üniversite konserlerimiz olacak. Konser organizasyonlarıyla biz ilgilenmediğimiz için, bizim de her şeyden son dakikada haberimiz oluyor. Fakat 'olabildiğince her yerde çalalım' mantığımız yok. O yüzden mekanlarda çok seçici davranacağız.
  Alıntı ile Cevapla