| Tey Tey Tey
Çevrimdışı Üyelik tarihi: 01 2007 Mesajlar: 366 | Kurban grubu 4 kişiden oluşmakta:
Umut Gökçen: Gitar
Deniz Yılmaz: Vokal
Burak Gürpınar: Davul
Kerem Tüzün: Bas, Geri Vokal
Kurban nasıl bir araya geldi?
Dört sene öncesi değişik guruplarla barlarda Cover parçalar çalıyorduk. Burak'ın Not With My Sister diye bir grubu vardı. Deniz Yılmaz, ben (Kerem Tüzün) , ve yine Burak'ın Cockroach diye bir grubumuz vardı. Burak burada kesişen küme oldu. Ufaktan tefek ten bir tanışıklık oldu. Onlar bizi, biz onları seyrettik. Bir araya gelirsek iyi bir şeyler olur diye düşündük. Outside diye bir grup kurduk İki kişi bir olup bir de davulcu bulalım diye bir durum olmadı yani. Kadronun böyle olunca çok iyi olacağını düşündük.
Nasıl başladınız, yine cover mı çalarak?
Hayır, zaten cover çalmak istemememiz bizi bir araya getirdi. Prova kayıt yapmaya, beste çıkarıp düzenlemeye başladık. Deniz'in evde yaptığı kayıtlar vardı. Oradan başladık. Onları deneyelim bakalım dedik. Herkesin elinde kayıt aletleri var, yaptıklarımızı ufak tefek kaydetmeye başladık. Roxy'nin yarışması vardı ona katıldık, İngilizce'ydi, sonraki sene tekrar katıldık. Kurban olmuştuk artık ve yarışmaya öyle katıldık.
Kurban ismi nasıl çıktı?
Deniz buldu. Bizim de hoşumuza gitti. Biz de öyle bir isim arıyorduk zaten. Türkçe bir şeyler yapmaya karar vermiştik ve ismin de Türkçe olmasını istiyorduk. Kurban da pek çok anlamı olan ve tam anlamıyla bir Türk ismiydi.
Kurban ismi hangi anlam üzerine kuruldu?
Kendimizi müzikal açıdan kurban gibi görme, müzikte istediğimizi yapamama korkusu üzerine kuruldu.
Parçalar kimin?
Deniz'in evde yaptığı parçalar vardı. Özellikle vokal bölümlerini o bulduğu için hep onun başladığı fikirlerden yola çıktık. Ben ne çalıyorum, sen ne çalarsın bunlar üzerine konuşuluyor, provalar vs. derken son halini alıyor parçalar.
Peki en başından beri bir albüm yapma fikri mi vardı. ?
İlk bir araya geldiğimizde yoktu. Albüm yapma fikri 2. Roxy yarışmasından sonra, Türkçe parçalar yapıp, bu parçaların hoşumuza gitmesiyle oluştu. Türkçe yapabilir miyiz diye düşünüyorduk hatta uzun bir süre olmaz diye düşündük. Sonra birkaç deneme yaptık, iyi de oldu. İngilizce gibi söylenen Türkçe şarkılar yapılıyordu ve bu da bizim hoşumuza gitmiyordu. Normal, iyi bir Türkçeyle nasıl olur acaba dedik. Deniz yazdı, güzel oldu. Hemen onları yapar yapmaz, Roxy'nin yarışmasına yetiştirdik. Ondan sonra da baktık güzel gidiyor albüm yapma fikri oluştu.
Yarışmada Yalan şarkısını çaldık. Yalan ve Kurban o zaman yapılmıştı. Bir de Kara Toprak'ı çaldık - Aşık Veysel yorumu- albüme koymadık fakat o parçayı. Tam iki sene önceydi.
Peki sonra İskender Paydaş'la mı görüştünüz?
İskender'le daha önce de konuşmuştuk. İngilizce şarkılarımız olduğu zaman da "ne yapabiliriz, neler tavsiye edersin" diye ona sormuştuk. Türkçe birkaç parça daha yapın, birkaç demo daha yapın dedi. Yeni Türkçe parçalar yaptık. Ondan sonra İskender'le tekrar konuştuk. Yaptığımız parçaları da beğendi. O sene stüdyosunu yeni açmıştı. Tamam, albüm işine girebiliriz kayıtlara başlıyoruz yavaş yavaş dedi.. Biz o sırada diğer parçalarımızı yapıyoruz. Başka demolar yapmaya başladık. Her parça için 5 demo falan yaptık. Buna rağmen kayıtta yine değişiklik oldu. Albüm kayıtları başladığında hala bir sürü şarkının orasını burasını değiştirip duruyorduk. 1,5 sene kadar çalıştık, geçen Ekim'de bitti kayıt.
Prodüksiyon İskender'in miydi?
Prodüksiyon İskender'in şirketinde oldu (Civciv Prodüksiyon). Tempo Müzik dağıtımı ve basın ilişkilerini yaptı.
İskender'in ilk projesiydi bu öyle değil mi?
Evet, Civciv Prodüksiyon'un ilk işi oldu. Genelde plak şirketiyle çalışıyordu, bu sefer kendi prodüksiyonu oldu. Böylece, tamamen kendi istediği gibi birşey yaptı. Acayip anlaştık. Bu böyle olmayacak, şu şöyle olmayacak gibi durumlar hiç olmadı. Müzikal açıdan da çok iyi anlaştık. Sonuçta prodüktör o ve prodüktörün dediği olur ama hiç böyle olmadı. Çıkan sonuçlar hepimizi memnun etti. Onu da bizi de.
Sonra bir bekleme süresi oldu...
Klip için beklenmesi gerekti, sponsor durumları vardı, ekonomik krizden dolayı arama biraz sürdü. Kerem de askerdeydi. Kadroda eksiklik vardı ve Keremin dönmesine az vardı, onu da bekleyelim dedik.
Kurban Bayramını beklediniz sonra da...
Kurban Bayramı'na az kalmıştı zaten, Kerem'in gelişi, hazırlığı zor yetişti aslında. Ömer Faruk Sorak çekti klibi. Bayram avantaj değil dezavantaj oldu bizim için, dağıtım yapılamadı, her yer kapalı, insanlar soruyor sürekli. Klip gösterildi, sürekli döndü, o iyi oldu. ilk çıkan bir grubun albümü az sayıda dağıtılıyor, daha doğrusu az sipariş veriyorlar. O dağıtılanlar zaten Bayram'ın ikinci gününde bitmişti. Kurban Bayramı olup bitip de herkes toparlanana kadar piyasaya dağıtılamadı. Bayram'da da kapalı olduğu için kimse gidip almıyor. Kaset piyasasında da kötü bir gidişat vardı. Siparişler 100, 500 gibiyken gittikçe 10, 5, 3 gibi rakamlara düşmüştü, ellerinde kalsın istemiyorlardı çünkü.
Satışlar nasıl gidiyor?
Babalar gibi . Listelerde en çok satanlar arasında.
Peki Ömer Faruk'u Tempo mu tavsiye etti.
Evet , zaten Tempo'yla çalışıyorlardı görüştük, anlaştık
Bungee Jumping onun fikri miydi?
Hayır Denizin fikriydi. Çok senaryo geldi ama biz istemedik. Grup yeni çıkıyor, performans grubu olduğumuzu iddia ediyoruz. İnsanlar bizi olduğumuz gibi görsün klip bizi bastırmasın, senaryo ağırlıklı olmasın diye düşündük.
Konserleriniz nasıl gidiyor?
Geçen hafta ODTÜ konserimiz vardı. Seyirci çok güzeldi. Etki, tepki harikaydı ama teknik sorunlardan dolayı bir takım aksaklıklar oldu. Yine de çok güzeldi.
Başka konserleriniz de var yakınlarda, onlardan bahseder misiniz?
4 Haziran'da Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda çıkıyoruz, Kargo ile birlikte. 6 Haziran'da henüz kesinleşmedi ama Bursa'da olması muhtemel. 10 Haziran 'da İzmir'de Açık Hava'da büyük bir konserimiz var. 13'ünde Metallica'dan önce çıkacağız. Temmuz'da Massive Attack geliyor, belki yine bir şeyler olacak fakat kesinleşmedi, Haziran'ın ikinci yarısı ve Temmuz için bir şey söylemek erken olur.
İkinci klibi ne zaman yapıyorsunuz?
10 Haziran'daki İzmir Açık Hava Konseri baştan sona çekilecek, kameralar olacak, oradan ikinci klibi de çıkarmayı düşünüyoruz. Yalaka parçasına çekmeyi planladık ama çıkacak sonuca da bağlı tabii, görüntülerin nasıl olacağına.
Sadece konser görüntüleri mi olacak?
Tüm yolculuk çekilecek. Konsere gidişimiz, gelişimiz, backstage... Birtakım komik atraksiyonlar düşünüyoruz; uçaktan inince ikiyüz tane pompon kız olacak, bizi karışılayacak. Limuzin, şampanya falan patlatıyoruz. Ponpon kızları kovalayacağız, öyle şeyler işte.
Kim çekecek klibi?
Ömer Faruk Sorak çekecek. Tansaş belki sponsor olacak. Alışveriş edeceğiz sonra rafları indireceğiz. İzin verirlerse tabii ki .
Bir sonraki albümünüzle ilgili çalışmalar ne aşamada?
İkinci albüm hazır, şarkılarımız var extra şarkılar yapıyoruz. Aşağı yukarı bir sene veya daha kısa da olabilir, ikinci albümü çıkarmayı planlıyoruz. Yılbaşı da olabilir. Bir 'ara albüm' de denilebilir aslında, değişik bir şey olacak. Durmuyoruz sürekli fikirler var. Konser provası yaparken bile mola verelim diyoruz, tamam diyor herkes ama kimse yerinden kalkmıyor ve devam ediyoruz, çalışıyoruz.
Bir yerlerde çalmayı düşünüyor musunuz?
Kemancı Kültür'de iki defa çaldık, Barfly'da çaldık, belki Çubuklu Hayal'de olacak. Düzenli bir bar programı istemiyoruz. (Barda devamlı çalan bir grup olmak yerine) bir konser organizasyonu gibi olması daha iyi bize göre. Sürekli gelen insanların gelip: Bugün de Kurban varmış demelerinden çok; arada bir çıkıp konser havasında olmasını ve bizi dinlemek amacıyla gelmelerini istiyoruz.
Bu tempoda bir de okul var değil mi?
BURAK: Ben Endüstri Tasarımı'nı bitirdim gibi bir şey, alttan iki tane dersim var, vaktim yok şu anda ve gidemiyorum okula.
UMUT: İTÜ Makine'deyim. Benim de birkaç dersim ve projem kaldı.
DENİZ: Açık Öğretim Çalışma Ekonomisi'ndeyim .
KEREM: Benim her şeyim bitti. Mimar Sinan Sanat Tarihi ve Arkeoloji, ondan sonra İTÜ Mimarlık Tarihi bitti, ardından da gidip askerliğimi yaptım.
Peki müzik dışında neler yapıyorsunuz?
BURAK: Çok faal değilim ama babam iç mimar onunla takılıyorum biraz. Çok yoğun olduğunda ona yardım ediyorum. Endüstri tasarımcıyım ama grafikle daha çok ilgileniyorum. Türkiye'de pek yerleşmiş değil tasarım. Albümün kapağını ben yaptım.
Müzik'ten başka bir şey yapmamaya çalışıyoruz. En çok sevdiğimiz o olduğu için. Zaten hiç vaktimiz de yok. Kayıt yapmadan duramayız, kayıt bile yapmıyoruz.
Kendinizden başka neyi dinliyorsunuz?
Tool, Tea Party, Alice In Chains var, alternatif gruplardan hoşlanıyoruz. Elektronik birkaç şey var ortak olarak sevdiğimiz. Bunların dışında herkesin farklı yöneldiği tarzlar var mesela Umut aşırı elektronik seviyor, biz (Burak), Keremle funk çok seviyoruz.Ben (Burak) Korn da seviyorum. Red Hot Chili Peppers dinliyoruz. Grup içinde aslında hepimiz funk seviyoruz. Rage Against The Machine'i çok seviyoruz.
Peki Türk guruplarını nasıl buluyorsunuz?
Yeniler hakkında yorum yapmak istemiyoruz ama biz eskileri daha çok seviyoruz. Çünkü dünya standartlarına daha uygun. Nekropsi var Kapsül var beğendiğimiz. Eskilerden Moğollar, Cem Karaca, Erkin Koray, Barış Manço, yenilerden, Athena , Pentagram var. Pentagram'a bir kere daha teşekkür edelim, bize çok yardımcı oldular. Senelerdir hiç ödün vermeyen bir grup olmaları da çok hoş. Müzik yapmaya çalışan birilerini gördüler mi çok hoşlarına gidiyor ve destek oluyorlar. Bizde de o var, müzik yapmaya çalışan birilerini gördüğümüzde çok seviniyoruz.
Büyüyünce ne olacaksınız?
BURAK: Benim bir derdim var, kırıp dökmekten cebime para girmiyor, biraz agresif çalıyorum galiba. Şartlar çok zor...
UMARIZ MÜZİSYEN KALIRIZ... |