Tekil Mesaj gösterimi

Alt 07.01.2007, 00:48   #1 (permalink)
bonjurkes
Tey Tey Tey
 
bonjurkes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 01 2007
Mesajlar: 366

Böyle bir yazıya girizgah yapmak inanın benim için çok zor. Uzun yıllardır takipçisi olduğum grup, full kadro karşımda: Deniz Yılmaz-vokal, Özgür Kankaynar-gitar, Kerem Tüzün-bas gitarlar, Burak Gürpınar-davul. İlk dakikalarda karşılıklı olarak ısınma turları yani soruları şeklinde geçen röportajın sonları hayli keyifli oldu. Buradan her hafta bizlere farklı tatlar ve tarzlarda Türkiye’de ün yapmış grup ve sanatçıları izleme şansı veren Gölge Pub işletmesine de desteklerinden ötürü teşekkür etmek isterim. Buyrun bu haftaki röportajımız aşağıda:

Elif: Ben Kurban’ı çok eskilerde bir grup olarak hafızama yazdım ve sizin hakkınızda ilk merak ettiğim şey “Kurban” ismini kim buldu ve neden böyle bir isim seçtiniz?
BURAK: (gülmeye başlıyor) İsim babası Deniz ama ben de bir iki kelime edebilirim bu konuda. Piyasaya bakınca durumun ne olduğu ortada bu yüzden ironi yüklü bir isim gibi gelmişti bize ve süper bulmuştuk. Bugün de bu isimden memnunuz tam olarak bizi anlatıyor. Niteliklerimize uyuyor en başta. Grup olarak hiçbir zaman kelimelerle ilgili bulmacalardan hoşlanmadık, yani “kurban” isminde de bir anlam gizli değil. Bir anısı da yok açıkçası.

Eray: Sizin büyük ihtimalle anlatmaktan sıkıldığınız bir konu ancak birinci ve ikinci albümleriniz arasındaki süreç neden bu kadar uzadı? Sorun neydi?

BURAK: Şirket ile ilgili büyük problemler yaşadık. Prodüktörümüze bir türlü ulaşamıyorduk. İstediğimiz çoğu şeyi yapmadılar, sürekli oyaladılar bizi. Biz de mecburen kontratımızın bitmesini bekledik, bu da yaklaşık olarak 4 yıllık bir süre oluyor. Daha sonra askerlikler araya girdi ve bunu da halledelim derken 5 yılı bulduk.

Eray: İkinci albümünüz "Sert" çıkalı neredeyse bir yıl oluyor, gözlemlediğim kadarıyla aldığınız tepkiler de oldukça iyi. Peki siz memnun musunuz, “işte oldu” dediniz mi?

KEREM: Albüm geçen kurban bayramında çıktı?
DENİZ: Kayıtları da biz yaptık.
KEREM: Ara albüm niteliği taşıyor bu albüm aslında. Kendi kendimize yapabiliyormuşuz onu gördük. Prodüksiyon da dahil olmak üzere her şeyi biz yaptık. Bundan sonraki albüm için bir basamak atlamış olduk sizin anlayacağınız

Eray: Bir nevi tanıtım için yapılan single misyonu yüklediniz bu albüme?
KEREM: Single değil ama Ep diyelim biz şuna.

Eray: Bundan sonra da kendiniz mi yapacaksınız albümlerinizi?

KEREM: Evet bundan sonra da kendimiz yapacağız.

Eray: Pasaj müzikle anlaştığınızı duyduk biz. Birçok grupla beraber Türk rock camiası orada toplanmış.

DENİZ: Şu an için bir şeyler söylemek istemiyorum. Bunca yıldır çalan biri olarak ürünü eline almadan hiçbir şey hakkında konuşmamayı öğrendim ben.

Eray: Ankara’da sık sık sahne almıyorsunuz. Odtü’de, Saklıkent’te izledik sizi. Hatta son konseriniz tam anlamıyla muhteşemdi. Ankara seyircisi hakkında neler söyleyeceksiniz?

KEREM: Son konserimiz 17 Nisanda idi.
DENİZ: En iyi Ankara konserimizdi ayrıca.
KEREM: Süper bir seyircisi var Ankara’nın. Birçoğu ile zaten internetten yazışıyoruz. Bizi hep destekliyorlar inanılmaz bir iletişim var aramızda. Azgın bir insan kitlesi özet olarak.

Eray: Gidişatı biraz değiştirmek istiyorum. En sansasyonel konseriniz İstanbul’da Metallica konserinin açılışı yaptığınız konser olmuştu ve birçok olay çıkmıştı. Neler oldu o gece?

BURAK: İstemediğimiz nahoş olaylar yaşandı.
DENİZ: Etekleri giyip makyaj yaptık sahneye çıkarken. Sonrasında bir grup kendini bilmez sözlü sataşmalarda bulundu. Biz de sonuçta sizler gibi insanız ve gereken karşılığı verdik tabiî ki onlara orada. En doğal tavrımızdı.
KEREM: Seyirci ne kadar asabiyse biz de en az onlar kadar asabiyiz. Bize yapılan her harekete “Teşekkürler, sizi çok seviyoruz” diye karşılık veremeyiz ki... Siz olsaydınız eminim siz de sineye çekmezdiniz o hareketleri.

Eray: Burak ve Kerem, Hücum Kedi projesinden bahsetmek istiyorum biraz da. Nasıl gidiyor, zor olmuyor mu Kurban ile beraber devam ettirmek?

BURAK: Biraz duraksadı şu sıralar. Kurban ön planda yani.
KEREM: Çalmadığımız dönemde sahneden uzak kalmamak için, hem eğlence hem de antrenman içindi Hücum Kedi.

Eray: 5 yıl sonra piyasada neleri değişmiş buldunuz, uzak kaldıktan sonra geri dönünce zorlandınız mı?

BURAK: Aslında ortalıktan yok olduğumuz falan yok. Konser sezonlarında yine tam gaz devam ediyorduk çalmaya.
KEREM: 5 yıl içerisinde İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok yerde çaldık yine.
ÖZGÜR: Tek fark elimizde bir albüm olması açıkçası bana çok da fark varmış gibi gelmiyor. Dün neysek şimdi de oyuz. Yalnızca teknik standartlarımızı bir nebze olsun yükseltebildik.
Eray: Albümde coverların çok yer tutması insanlar tarafından eleştirilmenize sebep oldu. Ancak benim şöyle bir düşüncem var albümün ardından daha önce çalmadığınız Anadolu şehirlerinde rock müziğe pek de aşina olmayan kitlelere çaldınız ve bu coverlar bence iletişim kurmanızı kolaylaştırmış olmalı?

ÖZGÜR: Cover mevzu görüldüğü gibi değil aslında. Albüm çıkınca insanlar ayırdına varmış gibi davrandı ancak biz o şarkıları yıllardır konserlerde çalıyoruz.
KEREM: Duman için de durum böyle idi, Mor ve Ötesi için de. Coverları konserlerde çalıyorduk. Çalmaya utanmadığım şeyi kaydetmekten hiç utanmam(gülüyorlar)

BURAK: Bundan yıllar sonra Kurban hala varolursa ünlü yabancı ve yerli isimlerin sevdiğiniz parçalarından oluşan bir cover albüm yayınlamak ister misiniz?
KEREM: Kendi derdimizi seyircimize yeterince anlattığımızı düşündüğümüz zaman neden olmasın. Çok eğlenceli olabilir. Sevdiğin şeyi yeniden yaratıyorsun sonuçta.

Eray: “Yalan”ın klibi çok güzeldi. Zıplayarak klip çekmek zor muydu?

DENİZ: Bir grupta görmüştüm böyle sanki odanın duvarları su yatakları ile kaplanmıştı ve elemanlar oradan oraya atıyorlardı kendilerini. Çok hoşuma gitti. Biz de böyle bir şey yapmaya karar verdik. Tabi imkanlar doğrultusunda bazı değişiklikler yaptık. Şarkı da klip için son derece uygun olunca, ortaya çıkan sonuçtan birçok kişi memnun kaldı.

Eray: Yeni albüm ne zaman çıkacak peki? Nasıl bir müzikal değişim olacak Kurban’da, ya da yola aynen devam mı?

KEREM: Şubat ortası gibi bitecek albüm. Kurban besteleri olacak bu sefer sadece. Prodüksiyon açısından diğer iki albümümüzden de iyi olacağı kesin, sonuçta biz öğrendik bu işi. Neşeli duygulardan yoğun olan hislere geçiş olacak diyebilirim. Bu sefer biraz depresif olacak gibi. Daha çok sorunları dile getireceğiz. Her zamanki hoplayan, zıplayan Kurban olamayacak.

Eray: Politik söylemler var mı? Böyle bir yola başvurdunuz mu?

KEREM: Kitleden çok kişi ile alakalıyız aslında. Bireysel duygular daha ön planda. Kişisel olgularla ilgili olacak.
DENİZ: İnsanın iç dünyasına bakıcaz bu sefer de. Zaten aynı dünyada yaşadığımıza göre bu duyguları çoğu kişi yaşıyor olmalı bence. Biz elimizden geldiğince tercüman olacağız. Sosyal varlıklarız sonuçta.

Eray: Direc-t ile aranızda görünmez iplerden oluşan sağlam bir köPage Rankingü var anladığım kadarıyla. Sizi çok seviyorlar ve her fırsatta övüyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz Direc-t hakkında?

DENİZ: Direc-t’i ilk defa Kerem’in evinde dinledim. Çok sağlamdı.
KEREM: O zamanlarda bile süperdiler.
DENİZ: Birgün prodüktörlük yapacaksam kesinlikle Direc-t olur diye düşünmüştüm. İmkanlarım olunca da fikirleri hayata geçirdik ve Direc-t ile “Rus Kozmonotları” ortaya çıktı.

Eray: Deniz ileride şirket kurmayı, müzik piyasasında bu yolla da varolmayı düşünüyor musun?

DENİZ: Şirket değil ancak prodüksiyon ve kayıt işlerini zaten yapıyorum. Kurban’da da ben yaptım birçok şeyi. Bir nevi görev paylaşımının sonucu olarak kayıt işleri bana kaldı, mesela kapak tasarımı ve görsel materyalleri hazırlamak da Burak’ın işi. Direc-t ile geliştirdim kendimi ve insanlara ulaşması gerektiği düşündüğüm her müziğe yapacağım gibi onlara da albüm yaptık beraberce, ama zor oldu.

Eray: Kurban’ın müziğinde farklı olan bazı ayrıntılar var, mesela ne Amerikan rock akımına dahil edebiliyorum sizi ne de Anadolu Rock(varsa böyle bir şey) tarzına sokabiliyorum sizi. İlla bir tarza sokmak elbette yanlış ama Kurban nerede görüyor kendini. Ben kayıtlarınızı dinlemektense sizleri canlı izlemeyi tercih ederim.

ÖZGÜR: Aslında sahnede izlediğiniz Kurban minimum olanı.Yani esas istediğimiz şeyleri maalesef sahnede yapamıyoruz. Burak ve Deniz’in çok iyi fikirleri var aslında bu konuda.
DENİZ: İşler-istekler hepsi sonuçta elde olan imkanlar ilgili. Endüstri oluşmadığı için Türkiye’de kimse show işine para harcamıyor. Tabi ülkemizdeki sahne denilen şeyler de show durumunda kullanılmayacak kadar yetersiz. Teatral showlar bizce çok önemli, kafamızda fikirler var. İnsanlara şarkılarımızdaki hisleri canlı canlı yaşatmak istiyoruz.
ÖZGÜR: Sahnelerin ilk önce revizyondan geçmesi gerekli bunun için. Daha sonra işin kalan kısmı bize ait.
DENİZ: Evet sahneler gerçekten çok önemli. Ben bu ülkede Rock’n’coke dışında gerçek bir sahne görmedim daha... Kötüler arasında en iyi bulduğumuzu seçiyoruz aslında. Olayı da kotarmaya çalışıyoruz.

Eray: Cahit Berkay ile Kurban’ın yakınlığı nedir?

KEREM: Cahit Berkay başta olmak üzere Moğollar bir bütün olarak bize çok yardımcı oldular. Özellikle albüm çıkarken bakanlık izinleri için inanılmaz bir efor sarfettiler. Bize kendi hazırladıkları besteleri, sözleri vs. verdiler.
DENİZ: Tanışmadan önce de severdik biz onları. İlk defa yanına giderken de saf ve heyecanlı idim. İnsanlar bizden imza isterken neler hissediyorlarsa biz de Cahit abinin yanında aynı hislerle dolu oluyoruz.

Eray: En çok eleştiri aldığınız noktalardan birine değinmek istiyorum. Klip parçalarının yalnış seçildiğini düşünüyor insanlar. Seçerken belli kriterleriniz var mı?

DENİZ: İnsanların kişisel fikirleri bunlar ve herkes kendince haklı. Ancak bu fikirler doğrultusunda hareket edemeyiz maalesef. Bu kadar çok kişiye sorup da iş yapamayız ki zaten.
ÖZGÜR: Kendi kafamıza göre seçiyoruz.
DENİZ: Şarkıya klip çekersek neler yapabiliriz neleri yapamayız gibi durumları gözden geçiriyoruz. Sonuçta daha öncede konuştuk imkan meselesi bunlar. Minimum şartlarda maksimum performansı hangi parçaya klip çekince gösterebileceksek onu seçiyoruz.
KEREM: Bu arada yeni klip parçası için web sitesinde anket yapabiliriz.
Eray: Sizde Roxy yarışmasına katılan gruplar arasındasınız. Roxy’nin kariyerinizdeki yeri nedir?
BURAK: Belgeledi olayı, resmiyet kazanmış olduk.
ÖZGÜR: Roxy’de çalarlarken ben gruba dahil değildim ve çıktığımda “Yalan”ın sözlerini geveliyordum. O zamandan belliydi Kurban’ın neler yapacağı aslında.

Eray: Ankaralı gruplar hakkında neler düşünüyorsunuz. Daha deneyimli müzisyenler olarak tavsiyeleriniz var mı?
Elif: Deja-vu, Manga, Çilekeş hepsi albüm hazırlığındalar.

KEREM: Bu işin formülü yok ki. Biz yapınca oldu ama onlar için hiçbir garanti yok.Yani hiç kimseyi kötü yönlendirmek istemeyiz. Her grubun kimyası farklıdır, bu yüzden onlar için bir şeyler söylemek gerçekten çok zor. Ama çoğuyla zaten samimiyiz. Hiçbirinin tavsiyeye ya da yardıma ihtiyacı yok bence.

Elif: Gece mekan rehberi olduğumuz için merak ediyoruz Kurban gece dışarı çıkınca neler yapar?

DENİZ: Ben hiç dışarı çıkmıyorum açıkçası. İşlerim çok yoğun.
BURAK: Aslında hepimiz aynıyız. Yıllarca haftada 3-4 gün barlarda çaldık. Artık gece dışarı çıkamaz olduk.
Elif: Gece hayatından sıkıldınız yani...

DENİZ: Bize ait olan bir gece hayatımız olmadı ki hiç. İnsanlar eğlenirken biz işimizi yapıyoruz.

Elif: Zor gelmedi mi bu durum size?

ÖZGÜR: Sonuçta memuriyet değil ve müzikten keyif alıyoruz. Eğlenceli birçok yanı var.
DENİZ: Bir buçuk saat çalmak için yirmi saat yollarda sürünüyoruz ama bu hazzı yaşamak için değer.
KEREM: Ben Nevizade’yi çok seviyorum. Özellikle orada yediğim mezelerin tadı çok ayrı. Bir de müzisyen arkadaşların çaldığı barlara ya da konserlere gidiyoruz.

Elif: İnternet ile aranız nasıl?

BURAK: Türkiye’de web sitesi sahibi olan ilk grubuz.
KEREM: Hepimiz interneti çok sık kullanıyoruz hatta internetsiz yapamayız bile diyebilirim. Kayıtları birbirimize yollarken çok yardımcı oluyor internet bize.
  Alıntı ile Cevapla