| (Azıcık uzun olabilir ama kesinlikle okuyanlar olaydan kendine bir pay çıkaracaktır)
Herkesin oyuncağı olmuştur zamanında. Erkeklerin oyuncak askerleri, arabaları; kızların ise genelde evcilik setleri yada barbie bebekleri vardır. Çocukluğumuz hep onlarla oynarak geçmişti. Gerçi artık zaman baya değişti, yeni nesil çocuklar oyuncaklarla oynamak yerine direk olarak internete girip başkalarıyla chat yapmaya başlıyorlar o ayrı konu.
Arkama dönüp bakıyorumda çocukluğumu nasıl geçirmişim diye, sanırım normal çocuklardan azıcık daha farklı olmuş benimki. Mahalledeki çocuklar maç yaparken ben evimde oturup atari oynardım (o zaman bilgisayar yoktu), herkes bırın bırın diye oyuncak arabalarıyla oynarken (arabalar hep bırın bırın diye ses çıkartırdı) bende uzaktan kumandalı güzel bir araba vardı onla oynardım. Artık erkeklerin hırsız polisçilik oynadığı zamanlarda ise bende uzaktan kumandalı ve benzinli arabalardan vardı. O zaman çok yaygın değildi ama inat edip aldırmıştım, o koca abiler kullanabiliyorsa ben de kullanabilirdim.
Geçmişime baktığımda azıcık farklı ve teknolojik bir geçmiş yaşadığımı farkediyorum, başkalarında olmayan şeyler vardı bende ( her istediğim alınmıyordu, o ayrı tabi), ondan çocukluğum süper geçmiştir bence. Tabi bir de oyuncak alırken yaşanan heyecan vardır, oyuncakçıya gidersiniz ve istediğiniz oyuncağı büyük bir zevkle seçerek alırsınız. Seçmek kolay değil tabi, rengarenk paketli bir sürü oyuncak var, hangisini alacağınıza karar vermek kolay değildi ki.
Şunu farkettim birkaç gün önce, insanlar büyüdükçe çocukluklarından daha çok kopuyor, hani çocuk gibi sevinmek lafı var ya, bu lafın aksine hareket ediyorlardı. Biz her ne kadar çocukluktan ulaşsak da içimizde herzaman bir çocuk bulunuyor. İstediği arabayı aldıktan sonra içine atlayıp bütün gün süren, gezen tozan, koskoca 40 yaşında adam bile arabanın içindeyken çocuk gibi mutlu olmuyormu ki?
Anlatmak istediğim, oyuncakların çocuklara özel birşey olmadığıdır. Birkaç gün önce ben de elime son model oyuncağımı alınca cidden sevindim, bir çocuk kadar mutlu oldum, aynen o 40 yaşındaki adam gibi (ben daha gencim o ayrı tabi) Ne oyuncağı aldın diyenler olacaktır mutlaka. Hemen söyleyeyim, oyuncak olarak kendime canavar gibi son model bir sunucu aldım almanyadan. Siteyi de bir güzel içine taşıdım kimse farketmeden, farkedilirse o oyuncağımı başkalarıyla da paylaşmam gerekir ama ben açıkcası oyuncaklarımı paylaşmayı sevmem.
Son model canavar oyuncağım p4 3.2 ghz, 2 gb ddr2 ram, 200 gb hdd, 4 tb kotaya sahip bir sunucu. Oyuncağım şu an Almanyada. Belki oyuncak araba gibi elime alıp oynayamıyorum ama ona uzaktan bakmak bile bana yetiyor açıkcası.
Kurbanonline.net'i sabah 5 civarında almanyadaki sunucuya taşımış bulunmaktayım. Sitemiz daha hızlı açılsın, Kurban hayranlarına daha iyi hizmet edebilsin diye. Sunucunun 2 bağlantısından biri almanya biri ise Türkiye üzerinden gerçekleşmektedir. Yani Telekom'un kopacak olan yurtdışı çıkışı kabloları bizi etkilemeyecektir. Muhtemelen kimse birşey farketmemiştir çünkü herkes uyurken sessizce yaptım bu işi.
Tüm kurbanonline'cılara hayırlı olmasını diliyorum. Oyuncakları kim sevmez ki zaten?? |